|
ekrem edizwrote:
selam cemile umaraım bana küsmemissindir ben sadece seninle uzun bir arkadaşlık etmek istiyorumsen evet dersen tabi
June 20
|
|
|
zakir ZERELwrote:
Bağlama ömrünü duygularına Bu zamanda Aşka bağlı kalan KİM, ,Derinden duymaya çalışma Aşkı candan sevilmeye layık olan KİM, ,Derinden duymaya çalışma Aşkı candan sevilmeye layık olan KİM, ,Başıma tac ettim saçım ağardı,,Işığımsın dedim gönlüm karardı,,her umut gönlümde dert olup kaldı,,Kaybolan ömrüme layık olan KİM,,Kaybolan ömrüme layık olan KİM, ,O büyük sevgiler bir zamanlardı,,Leylalar mecnunlar keremler vardı,, Zaman insanların kalbini çaldı candan sevilmeye layık olan KİM,,Zaman insanların kalbini çaldı candan sevilmeye layık olan KİM, ,KİM.?
Apr. 12
|
|
|
erkan taskinsuwrote:
AŞKI MEĞER BOŞA YAŞAMIŞIM
İşte böyle gideceksin salına salına Ardına baka baka Kimi bekliyorsunda bakarsın ardına demezlermi adama Sen bir gurursuzu sevmedin ki güzelim ardında O asilce sevip asilce gitti Yaptığını çekeceğinden kuşkunmu vardı da Şimdi elem içinde ağlarsın Görünen köy misali varmıydı gerek klavuza Şimdi yerli yersiz ağlama vaktidir Çevrenin ne yapacağım deme vaktidir Alacağın cevabı ben söyleyeyim güzelim BİLMİYORUM diyecekler Kimin gücü yeter ki ZAMAN ı geriye çevirmeye Öyleyse sen sadece susmayı dene İlk gittiğin gibi güçlü sansınlar seni Bu beni daha mutlu eder Bir çaresizimi sevdim dememem için Sen öyle olmasan da Ve ben bilsemde SEN güçlüymüş gibi yap Şimdi hoşçakal deme zamanı Amma sen hoşçakal demeyi hak etmiyorsun Sevmenin ve sevilmeyi bilenindir O Sana söylenecek tek bir sözüm var Bu ÖMRÜ sevgiye hasret mecnun misali YAŞAMAN DİLEĞİYLE
Feb. 24
|
|
|
sevecen-_-21 canwrote:
Çıkar mısın hayalimden zorlarsam seni
iner misin artık kirpiklerimden geçiyorken hala acının çemberinden yalnızlığı dost eyledim onunla yaşıyorum gelme bu gece gelme ağlıyorum çıkar mısın hayalimden zorlarsam seni gider misin artık yüreğimin içinden yürüyorken yaşamda hep sırat köprüsünden hüznünü dost eyledim onunla yaşıyorum gelme bu gece gelme ağlıyorum çıkar mısın hayalimden zorlarsam seni gider misin artık türkülerimden yaratılmış renklerin en güzelinden gözlerini dost eyledim onunla yaşıyorum gelme bu gece gelme ağlıyorum çıkar mısın hayalimden zorlarsam seni gider misin artık o düşlerimden sensizliğin zehrini yudum yudum içerken kokunu dost eyledim onunla yaşıyorum gelme bu gece gelme ağlıyorum çıkar mısın hayalimden zorlarsam seni gider misin artık gözbebeğimden silinirken yavaş yavaş yaşamın deftrerinden gözyaşımla yaptığım resminle yaşıyorum gelme bu gece gelme ağlıyorum...
Feb. 5
|
|
|
muammerwrote:
Hayata Hep Güzel Bakmak
Hastanenin bir koğuşunda üç kötürüm bulunuyordu. Bunlardan koğuşa ilk gelen pencerenin önüne, ikincisi ortaya, üçüncüsü ise kapı kenarına yatırılmıştı. Ortadaki hasta iyimser bir adam olduğu için neşeli konuşmalarıyla ötekileri de eğlendiriyor ve kederlerini azaltmaya çalışıyordu. Soğuk bir kış gecesi, pencerenin yanındaki hasta öldü. Onu kaldırdıktan sonra ortadaki hastayı pencerenin önüne, kapının yanındakini de ortaya yatırarak, boşalan yere yeni bir has ta getirdiler. Pencere önüne alınan iyimser adam, dışarıda gördüklerini arkadaşlarına anlatmaya başladı. Yol kenarındaki parkı, dev çınar ağaçlarını, cıvıldaşan kuşları, işlerine koşan insanları, neşeli çocukları ve karşı dağlardaki çiçek dolu tarlaları uzun uzun anlatarak, çaresiz durumdaki arkadaşlarını rahatlatıyordu. Adam, kısa bir süre sonra, gelip geçenlere isimler takmaya başladı. Öteki hastalar, artık sabah işe gidenlerin, seyyar satıcıların ve akşam vakti yorun argın eve dönenlerin öykülerini dinleye dinleye, onları gözleri önünde canlandırabiliyorlardı. Kısa süre sonra hastanenin ruha ağırlık veren havası dağılmış ve bi r türlü geçmek bilmeyen can sıkıcı saatleri tatlı öyküler doldurmuştu. Bir gün, ortadaki hastanın aklına bir fikir geldi. Eğer pencerenin önündeki hastaya birşey olursa oraya kendisi geçecek ve onun öykülerini dinlemektense, dışarıdaki renkli ve canlı yaşa m ı kendi gözleriyle görecekti. Bu düşünce, günlerce kafasında yer etti. Yattığı yerden hep bunu düşünüyor ve çareler araştırıyordu. Sonunda onu da buldu. Pencerenin önündeki hastaya bazen kalp krizleri geliyordu. Adam bu durumda komodinin üzerindeki ilacın a güçlükle uzanıyor ve odada hastabakıcı olmadığından ilacı kendisi alıyordu. Bir gece, pencere önündeki hastaya yine bir kriz geldiğinde, ortadaki hasta büyük bir gayretle doğrularak, onun ilacını deviriverdi. Şişe yere düşmüş ve paramparça olmuştu. Ertesi sabah, pencerenin önündeki hastayı ölü buldular. Ve onu kaldırdıktan sonra, ortada yatan hastayı cam kenarına geçirdiler. Adam, göreceği manzaranın heyecanıyla dışarıya baktığında, beyninden vurulmuşa döndü. Pencerenin birkaç metre ötesinde, simsiyah bir duvardan başka hiçbir şey yoktu
Feb. 5
|